Dört Gemi

Son zamanlarda insanlarımızda yalnızca iki duygu hakim görünüyor: Umut ve korku. Biri umudu insanlarımıza verdiği müddetçe korkuyu getirenleri kovacaklar.

Şayet kovamazlarsa, illaki birileri altınların, birileri iyiliklerin sahibi olarak gidiyor gittiği yere. Çünkü insanda maddi hırs ile manevi iyilik arzusu dengeli yaratılmıştır. Yönünü şaşırmaman için, pusulandan olmaman gerekir.

Bu mananın farkında olmanın en iyi örneğini ise; Gün ağardığında İskender Pala, Barbaros Efsanesinde verir ve bak çocuk der:

İnsan bedeni dört gemiye hükmeder. Mide gemisi, gönül gemisi, zihin gemisi ve ruh gemisi… Bunlardan yalnızca birincisi madde ile diğer üçü mana ile alakalıdır. İlahi denge insanın maddesini değil manasını önemsediği için böyle yaratılmışız. Şimdi insan zaman denizinde yüzerken bunlardan hangisi sancak gemisi yahut beylik gemi yapacağına, hangisinin dümen suyunda gideceğine karar vermelidir. Mide gemisini diğer üçünün arasında seyrettirdiğimizde yaratılışımızın gereği olan dengeyi bulmuş, insaniyetimizi korumuş oluruz. Aksi takdirde mana lehine sahip olduğumuz üç gemimizi, maddenin yönettiği tek gemiye uydurursak madde hırsı bizi iblisliğe sevk eder. Zaman denizinde gönül gemisini rehber edinenler bahtiyar ömürler sürerler. Zihin gemisini rehber edinenler bilge ömürler sürerler ve mutlu olurlar. Ruh gemisini rehber edinenler ise hem bu dünyada hem öte dünyada kazanmış olanlardır. Mide gemisini rehber edinenlere gelince, er veya geç diğer üç gemiyi parçalayacak kayalıklara sürükler veya şeytanın askerlerine teslim ederler.

Çevrene bir bak ve insanları buna göre ayır bakalım, kim hangi gemide yolculuk yapıyor…

1969172_685754331488726_841598519_n

Oyun Eğitmeni

Değerli bir dostum, başka kitaplardan, deneme yazarken ilham almamın bana farklı şeyler katacağını söylerdi. Çünkü yaratıcı olmak istiyorsan başka insanların da neler yaptığıyla ilgilenmemin bana artılar katacağını düşünüyordu. Sanırım bu yazı, resim, müzik her şey için geçerliydi. Daha basit ifade etmem gerekirse… Kitap yazmak istiyorsan, olabildiğince çok kitap okumalısın genç adam, derdi.

Lise yıllarında yaz tatilinin önemli bir bölümünü görme bozuklukları olan çocuklar için düzenlenen bir kampta oyun eğitmeni olarak geçirdim. Bu konuda daha fazla şey söylemeyeceğim çünkü bir gün bunları anlattığım bir kitap yazmayı planlıyorum.

Bu aralar daha çok farklı yönleri bir noktada buluşturmaya çalışıyorum. Bunun için zaman harcarken sanırım birçok insandan daha fazla yoruluyorum. Sabahları evde önce ben kalkıyorum ve kahvaltı hazırlıyorum. Gece on birden önce yattığım pek ender olmaya başladı. Belki de bu yüzden sürekli kendimi yorgun hissediyorum.

10

Ayrıca en çok değer verdiğim şeyler mizah duygusu ve güvenilirlik olmaya başladı, kısa zamanda değişeceğini pek sanmıyorum. Daha önceleri sonbahar ve kış mevsiminde de ayrı bir güzellik keşfederken bu yıl sanki ilkbahar ve yazı daha çok sevdiğimi fark ettim. Çok farklı hisleri uyandırmaya başladı bende bu iki mevsim.

En sevdiğim edebiyat, müzik ve sinema eserlerinin yaratıldığı bir döneme uzanmaya başladım. Şuan yazmayacağım o yolların sanatsal hareketlerine tanıklık etmeyi çok isterdim. Yine de yıllar sonra tadını çıkarmasını biliyor olabilirim.

Ayrıca konuşuyor gibi yazmak beni bu kadar çekiyor olmasına rağmen ben neden ondan uzaklaşmaya çalışıyorum da ona sarılmıyorum, bilmiyorum.

Bakalım Bakalım, Kemal