İstanbul’da günün herhangi bir saati biraz ilerideki deniz kenarından çok daha başka güzeldir. Bu şehirde gezerken kaybolmanın bile bir güzelliği vardır. Hatta tüm kalabalığına rağmen biz farkında olmadan içimizde bir ruh bütünlüğü kurar, huylarımız ve isteklerimiz değişir…
İstanbul eski zaman ustasına benzer ve şehrin kendisini besler. Serin, berrak, şifalı suların üstünde doğan bir güneş gibi tazeler her günümüzü. Ve hasret sade geçmiş zamana ait olan hayatımızın bir parçası halini alır bu şehirde; Duygularımızı tek tek kendi saadet zincirine kenetler…
İstanbul kara çarşafa sarılmış bir güzel kadındır. Yazarken her satırdan sonra bir kere daha güzelleşiyor.

Not :Yazımın ilk satırları diyebilirim… Birkaç güne kadar tamamlayıp yayınlayacağım… Görüşmek üzere…