Zaman Sıyrılıyor Aymazlığından

Biz, hayatı boyunca, doğruları, başkaları tarafından yanlış olarak algılanan insanlarız…

Garip değil mi?

Aynen, oldukça garip…

Hal bu ki, bir noktada içten içe düşünüyorum.

Başımızı yastığa koyuyoruz ve devam ediyoruz. “Daha fazlası olmak zorunda bu hayatta.” Sabah kalkıyoruz, işe gidiyoruz, eve gidiyoruz ve TV seyrediyoruz, yatıyoruz, sabah kalkıyoruz, işe gidiyoruz, eve dönüyoruz, TV seyrediyoruz, yatıyoruz, hafta sonları partilere gidiyoruz. Dahası vesaire.

Birçok insan bu duruma “Yaşıyorum” der. Hayır, yaşamıyorsunuz… Sadece varsınız.

Kabul ediyorum. Bir gayretkeş olarak beynimde filizlenen eylem teorilerinin, uygulamada nasıl sonuç vereceği konusunda kesin bir fikir sahibi olamayabilirim. Ama yine de deneyimleri arttıkça gerçekleşmeyecek hayallerle gerçekleşebilecekleri ayırıp, kendine ılımlı bir yol çizen adam olarak söylüyorum.

Anlamlı bakışlar, alaylı gülüşler, imalı baş sallayışlar… Yakışmıyor.

Sanki karşımda içi kurumuş; hiç değilse dışını yeşil tutmaya, bedeninde oluşan derin boşluğa karşın ayakta kalmaya çabalayan, yüzlerce yıllık ağaçlar var…

Gerçekten! Yakışmıyor.

Sitemli, iğneleyici ama bir o kadar da hüzün içeren, kırılmışlığını, incinmişliğini ileten sözlerden ve hareketlerden farklı değil çoğu zaman yansıtılanlar…

Gerçekten!

Pes Edemezsiniz.

Çünkü zaman sıyrılıyor aymazlığından…