Yoğun Girdaplar

Bu sıralar birkaç arkadaşım şu keşke lafına çok takılıyorlar..

Efendime söyleyim keşke diyenler genelde güçsüzdürler. Yok henüz kişilikleri oturmamıştır. Ya da geçmişte bir karar verdiğinde bir sürü unsurdan etkilenmiştir falan…

Bana göre hayatta kaçırılan fırsatların farkına varmanın tepkisidir keşke. Kimisine göre keşkenin yerini pişmanlıkta doldurabilir. Yine de fırsatları kaçırmamak için bir stratejinin belirlenmesi gerekiyorsa, ilk strateji keşke dememek olmalıdır. Çünkü geçmişe takılıp kalmamak gerekiyor. Çünkü dünya çok çabuk değişiyor.

İkinci strateji ise çok denemek olabilir. Ama gerçekten buna inanarak denemek. Mesela Harry Potter’ın yazarı Rowling kitabını New York’ta bir kafede yazıyor ve yazımı bittikten sonra tam olarak 11 tane yayınevine sunuyor ve hiç biri kabul etmiyor. 12. Yayınevinin sahibi evine götürüyor ve şans eseri kızı okuyunca “baba bunun devamı var mı” diye soruyor. O soru karşısında adam; Senin hatrın için bin adet bastıracağım der ve kitap sonradan 72 dile çevrilir. Şu anda dünyanın gelmiş geçmiş en çok satan kiabıdır.

Yani dış dünya insana bir şekilde acizliğini hissettirecektir. Tıpkı doğa gibi… Önemli olan sizin mücadeleniz. Mesele keşke demek veya dememek değil aslında. Mesele içimizden geldiği gibi yaşamak. Bir şeyi istiyorsanız peşini bırakmayın. Bunu yapın.

Çünkü hızlı akan hayatın bizi getirdiği nokta: Aynı anda hem her şeye dikkat ediyoruz. Hem de hiçbir şeye dikkat etmiyoruz.

Güvenin bana hayalini kurduğunuz şey her neyse; Aslında o başkonulmaz bir şekilde gerçekleşmeye hazır. Onu lütfen artık kendiniz için bir hedef haline getirin. O hayal ettiğiniz şey sizden bunu bekliyor..

Peki onu hedef haline getirmek neden önemli? Tahmin edersiniz..

Zihnin kurcaladığınız kelimeler ile ilişkisi vardır. Kullandığınız kelimeler ister hayal kurgusu olsun, isterse de eyleme dönük olsun; Düşünce ve duygu biçiminizi siz farkında olmadan yönlendirir. Bu yönlendirme hem bilinç hem de bilinçdışı boyutta gerçekleşir. Dolayısıyla siz, hayal ettiğiniz şeyi bir süre sonra hedef haline getirmezseniz o bilinçaltında hayal olarak kalmaya devam edecektir. Fakat hedef halini alırsa ister istemez adım adım yaklaşıyor olacağınızı göreceksinizdir. Çünkü siz istemeseniz de bu eylemlerinize yansıyacak. Eylemlerinize ve planlarınıza.. Çünkü şunu tartışıyor olacaksınız..

Ne konuşuyoruz = Ne yaşayacağız

Bunu yaptığınız zaman yaşamınızda fiks olmuş deneyim, görüş ve inançlar yoğun girdaplar oluşturacak ve size enerji katacaktır. Hemen olmasa bile bu durumdan bir süre sonra özgürce faydalanacaksınız. Sıradışı bir güç katacak bu size. Buna aslında sizde olan gücü dışarıya vuracakta diyebiliriz..

Bu nedenle şimdilik yaşamınızda ki şifreleri keşfetmenizi diliyorum. Bir Japon Atasözü ile de bu kısa seyahat yazımı sonlandırıyorum…

<<Duvara çakılmış çivilerin yanında çıkık çivi gibi durma, yoksa ilk çekici sen yersin.>>

Japon Atasözü

Japonların sözleri, Korelilerin şarkıları güzel 🙂

Ankara-İstanbul YHT Seyahatinden…

Kemal Ateş – 23/07/2016