Vira Bismillah

balik

Uzun zamandır böyle hoş bir fotoğrafa denk gelmemiştim.

Aslında internette binlerce fotoğraf var fakat anlık zamanlar vardır hani; O  an ruhuna, duygularına ve sana iyi gelecek bir andır. Bu fotoğraf sanıyorum o anlardan birine denk geldi.

Normal şartlar altında bu fotoğraf ile düşük ışıkta çekim ipuçları verilebilir… Bunun sorun mu yoksa avantaj mı olduğu da tartışılabilir… Hatta bu bir eğitim konusu da olabilir… Fakat ben bu fotoğrafa aynı gözle bakmak istemiyorum. Onu duygularıma yormak istiyorum.

Tolga Sezgin’in İstanbul Yenikapı’sında kadraja aldığı bir anın yansıması bu görüntü.

Gecenin parlaklığı…

Malumunuz benim kafa kâğıdım Bayburt’ta fakat 26 senedir Ankara’dayım. Ankara’nın da denizi olmadığından balık tutmak heyecan verici olmuyor, dolayısıyla balıkçılıkla ilgili bir hobiye sahip olmak nasip olmadı. Yoksa gönül istemez mi orman ve deniz kokulu bir ortamda balığı ağlatmadan tutmayı…

Zamanla bu da gerçekleşir belki. Fakat fotoğrafa dikkatlice kesilmeli insan. Bu fotoğrafta neyi görmüyoruz? Ben yazayım.

Mesela zengini görmüyoruz; Adam çocuğuna veriyor bir tane sürat motoru, çocukta balık ağı ile yakalamayı merak ediyor, son gazla balıkçının yanına gidiyor. Ne oluyor sonra! Balıkçının teknesi iki metre havaya kalkıyor… Sonra, zıplatıyorsun ve evine balık götürecek adamın balığını bozuyorsun…

Şimdi sen bu çocuğu döver misin, sever misin? Madem tekne aldın; Çapara çıkıyor çapara yok, yemliğe çıkıyor yemi yok, denize çıkıyor benzini yok!

İşte bunları göremiyoruz ne yazık ki, her işin zorluğuna vererek geçiyoruz.

Gelelim benim en sevdiğim kısma, neleri gördüğümüze. Akşamın geceye vurmasına saatler kala neler saklıyor bu fotoğraf karesi bizden bir bakalım…

Mazide kalan bir iş gününe ait ne tatlı bir hatıra saklıyor aslında. Hiç farkında olmadan neleri açığa vuruyor; Sanki bir insanın sırrını ifşa etmek gibi… Çok şey anlatıyor bu fotoğraf çok.

Vira Bismillah!

Sabahın ezanında bir yudum çay, bir lokma ekmekle ekmek parası için Vira Bismillah denilerek başlayan mücadeleli, dalgalı, soğuk ve rüzgârlı bir günün bitime yakınıdır bu…

Trolü, yani ağları denize bırakıp yola çıktıklarında mürettebat sayısı da artmıştır… Trol balıkçılığının geninde vardır, balığın yumurtasını dahi denizin dibinde bırakmak olmaz. Balığı tuttun diyelim; Bu sefer misafirleri de unutmaman gerekir.

Misafir Martıları

Martılar ve yunuslar bırakmaz peşini, takip etmeye başlarlar. Artık nasiplerinde ne varsa! Bir de köpek balığı yavrusu yakalarlar ama bizim balıkçılarımız tutmazlar onu, salarlar… Bir kürek balığı da havaya salarlar, malum martıların hakkını yemek istemezler, onlarında göz ve takip hakkını verirler… İşte bu fotoğrafta martıların geçişine şahit olurken onların hakkına düşen kısmı da teslim etmek gerekiyor. Eminim balıkçılar o hakkı sahiplerine vermişlerdir, evlerine birer eksikle giderek teslim etmişlerdir…

Allah balıkçıların nasiplerini artırsın inşallah…

Unutmadan …

Bugün Aslan Yeğenim Ege’min fotoğrafını Kayseri’nin yerel gazetesinde paylaşmışlar… Fotoğrafçı Zeynep Akşın’ın en güzel çekimlerinden biri görülerek… Allah nazarlardan korusun aslanımı.

egem

“Vira Bismillah” üzerine bir yorum

Yorumlar kapalı.