Sizin Hikâyeniz

Meraklısı için öyle bir hikâye vardır ki bazen, kuğunun şarkısı gibidir… 

logov

Şöyle geriye bir bakarsınız; Hayatın bir şerit gibi gözlerinizin önünden geçtiğini ve bunca seneyi ardınızda bıraktığınızı derin bir şekilde hissedersiniz. Ama geriye ne bıraktığınızı arar gözleriniz… Bazen.

Bazen de her şey asırlar önce yakılan bir türkü gibi gelir. Eli pusatlı beylerin indiği, yanan Çukurova’nın hikâyesi gibi…

“Çeltik yetiştirmek çok zordur. Çok su ister, bataklık ister. Bataklık ve su ise sel, sinek ve sıtma demektir. Ve her yıl sıtmadan onlarca insan ve çocuk ölür Çukurova’nın topraklarında. Bu durumsa çeltik ağalarının umurunda bile değildir. Ve çeltik ağaları kendilerine karşı çıkan, otuz beş yılda kırk üç kaymakamı kasabadan sürmüş, göndermiştir.

Bir gün yeni bir kaymakam gelir kasabaya. Genç, heyecanlı, hevesli ve sıtmaya son vermek isteyen kaymakam, çeltik ağalarına karşı zorlu bir mücadeleye girişir.”

Fakat ağalar nemrutlaşmıştır Çukurova’da. Onlara göre kendi davaları şeriat gibidir; Saltanat – devlet anlayışının resmi doktrini hâline gelmişlerdir. Çıkarların yerine insancıl duyguların almasına duyulan tepkiye karşı mücadele vermişlerdir.

Hal bu ki “ihanet bir tutam balçık kadar da olsa, güneş sıvayıp karartmaya yeter. İnsanoğlu çiğ süt emer amma, balçıkla da sıvasan GÜNEŞ HEP GÜNEŞ..”

“Ve insan… Seven, nefret eden;

hırslarıyla, yalnızlığıyla, tutkularıyla, mücadele eden İNSAN…”

Cesaretlenmiştir. Hayata tutunabilmesi için onurundan taviz vermeden mücadele etmesini öğrenmiştir.

Ve gerçektir; İki kadın savaşı değildir.

Çünkü “parçalanmış hayatlar, kararan umutlar, son çırpınışlar ve zamanın sildiği insanlar vardır artık…”

Size uzak görünüyor değil mi?

Bana göre onların yolculuğu bizim yolculuğumuz. Öteki olmaktan kaçan insanların hikâyesi çünkü…

Yüzlerce insanın başına gelen ortak kader: Ölüm iken; “Şerefin, namusun, aklın, sağlığın, hayatın, hikmetin, dünya ve ahretin para ile ölçüldüğü şu zavallı günümüzde bu mücadele, insanın en iğrenç zaaflarını anlatır bize.

Ve bizi, paraya tapan, çıkarlarını her şeyin üstünde tutan duygusuz bir ağa ile onun kadar menfaatçi çevresinin cinayete kadar giden, karanlık maceralarına davet eder.”

Aslında size de uzak görünmüyor değil mi? Çünkü “para” her şeyden önemli oldu.

Değil mi?

Aslında bu;

SONY DSC

“SİZİN HİKÂYENİZ”

“Bir delinin değil, adım adım deliliğe giden, yaşadığı gerçeklerle baş edemeyen bir adamın hatıra defterinin baş kahramanları olabilirsiniz…”

Devlet Tiyatroları Oyunları NotlarıKemal Ateş

dt_heryerde

“Sizin Hikâyeniz” üzerine bir yorum

  1. Merhabalar ben damla 21 yasindayim. Size birsey sorabilirmiyim acaba? Son celtik diye veya celtik diye bi hikaye ,bi kitap veya bi oyun vs bisi varmi acaba? Bana yardimci olurmusunuz?

Yorumlar kapalı.