Kentsel Piramit & EXTRAVAGANZA

Bugün kentsel piramidin tavanında gerekli olan servet, yetenek ve yaratıcılık mıknatısı etkisi ile dünya başkentleri yer almaktadır. Bilgi ve istikrardan gelen kalıcı canlılıklarla gelişmeye özen gösteren şehirler bu güçleri ile çağa uyum sağlayabilmekte ve şehrin kültürüne ülke kültürü sinerjisi katabilmekteler.

Şehrin mevcut küresel ve ulusal zenginliğine haşır neşir olan kitle, şehrin tuvalini zenginleştirmek için gerekli olan yetenek ve yaratıcılığı simgeliyor ve sınırları zorlamaya kışkırtıyorsa kentsel piramid tavana vurdu demektir.

Fakat kentsel dönüşümün diğer bir adı olan mega-şehir aynı zamanda sıkışık mahalleler, betonlaşma, izdiham, gürültü ve kirli hava demek olduğu için doğanın içinde, temiz hava ve sakinliğin arayışında olan kitleler hayal kırıklığı yaşamaktalar. Çevresel sürdürülebilirlik arayışı içinde olan şehirler ne yazık ki tutumlu uygulamalardan uzak kalıyorlar.

İşte bu yüzden önceden ışıkları kilometrelerce öteden gözüken bu görkemli şehirler, artık boş. Bir zamanlar zekamızın kanıtı olarak yükselen bu gökdelenler, artık ufalan yapılar haline geldiler.

Çünkü kentlerde veya mega-şehirlerde insanlar için doğal ortam hedefi etkileşime dayalı hizmet anlayışı dışında kalmış görünüyor. İnsanlar daha çok hayat doluluğu olarak şehirleşmede çılgınlık (extravaganza) sayılabilecek yüzlerce hizmetin, alışverişin ve eğlencenin gururunu yaşıyorlar. Bu gurur neticesinde ulaşılan son noktada ise şehrin hızlı temposu ve sürekli değişen doğası yer almaktadır..

06.01.2013 – 23.49 Ankara, Turkiye, Kemal ATEŞ