BİYOGRAFİ

Ailesi

Kemal Ateş 8 Ekim 1988 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olan Ankara’da doğdu. Annesi Firdevs Ateş Erzurum’dan Ankara’ya göç ettikten sonra Orman Genel Müdürlüğü’nde memur olarak çalışan bir babanın kızıdır. Babası Bayburt’un köklü Ateş ailesine mensup Kâmil Ateş’in oğludur. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda Kondüktör Şef olarak çalışan babası Abdurrahman Ateş, sosyal hayata katkılarıyla çevresinde tanınan ve sevilen bir kişidir. Severek yaptığı bu görevi sürdürmektedir; iki erkek evladı daha vardır ve bir gelini ve bir torunu da canıdır.

Eğitim ve Çalışma Hayatı

Ankara Beştepe Mahallesi; Metin Emiroğlu İlkokulu, Çiğdem Mahallesi; Ahmet Barındırır İlkokulu ve ülkemizin eğitim ihtiyacı bilincinde olan hayırsever Aliye Yahşi Hanımefendinin Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı’na armağan ettiği Aliye Yahşi Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi’nde Bilgisayar bölümünü bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde Lisans Eğitimi’ne başladı.

Lise eğitim döneminin üçüncü yılında TC Devlet Plânlama Teşkilatı, dördüncü yılında ise Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’de staj eğitimini tamamlayan Ateş, Mayıs 2009’dan itibaren Türk Telekom INNOVA Bilişim Çözümleri AŞ’de çalışmaya başladı ve Şubat 2013 döneminde ayrılarak ülke seyahatini gerçekleştirdi. Seyahat sırasında Türkiye Bilişim Dergisi’nin Bilişim ve Engelliler konu yazarı olan Ateş çeşitli sempozyumlarda yer almaya devam ediyor. Şuan SU-YAPI Mühendislik ve Müşavirlik AŞ’de çalışıyor.

Unutmadan; Ben, bir şeyler yaşayarak deneyimlerimi ve pozitif yaşam anılarımı paylaşmak istiyorum. Ankara’da doğdum ama şimdi Yeni Dünya kültürünü keşfetmek, benim için diğer olaylara zaman harcamaktan daha önemli. Bu yüzde çilek bir girişimciyim ve hayat benim için çoğu zaman yaşamaya değerdir…

İş hayatım her ne kadar yoğun geçse de seyahat fırsatım çok oldu. Deli gibi çalışırken hafta sonlarının 1 gününü bile heba etmiyorum. Resmi-Dini bayramların tamamına tatil muamelesi yapıyorum. Hele ki hafta sonlarıyla birleşiyorsa bastırıyorum yolculuk biletini. Birkaç yıl daha 2-3 haftacık izinlerle debeleneceğim ama ilerleyen yıllarda gezi ve seyahat virüsümü hem farklı kitlelere yayacağım hem de sınırları aşacağım. Gerekirse para kazanma planımı değiştirip; zaman, insan ve keyif kazanmanın zamanı olduğunu göstereceğim. Bunu göstermek hoşuma gelir.

Çünkü dünya bizim evimiz. Bizler bu evin kira ödemeyen sahipleriyiz. Hal böyleyken, hayatımın yönünü seçmeye karar verdiğimde, dünyanın güzelliklerini göz ardı edemediğimi fark ettim. Bu yüzden ölmeden önce görülmesi gereken yerlere yolculuklar yapmak cazip geliyor bana. Bu yolculuklarda ki heyecanlarımı, hislerimi ve tabi ki yerler hakkında ki bilgilerimi; Uygun ve ucuz maliyetli geziler hakkında bilgi ve yapmış olduğum gezilerin maliyetlerini de sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu paylaşımların beni takip edenleri tetikleyeceğine şüphem yok. Bir adım ile onlarca ülke, yüzlerce şehir, binlerce kilometre, milyonlarca insan… Özgünlüğünüz için bir yaratıcılık egzersizi. Zamanın sihrine dokunmak gibi…

Zaten yolculuk; Yalnızca sevgi ve ölümün her şeyi değiştirebildiği bir yaşamda, tüm duyularımızı keşfetmek ve yaşamaktır. Gezen insan, öğrenen insandır. Gezen insan, dünyayı ve insanları seven insandır. Gezmek, görmek, deneyimlemek ve fotoğraflarla belgelemek birçoğumuzu hayata bağlayan diğer bir yaşam ünitesi halini aldı. Belki size de dokunur yaşadıklarım ve yazdıklarım, sizi de alıp götürür bir yerlere… Yeter ki istemeye görsün insan, her uzak, yakın olur. Zaman, para hiçbir şey engel olmaz, olamaz.

Hayaller, Onları düşleyenler kadar gerçektir…