Kaynaştırma Entegrasyonu

Kaynaştırma Entegrasyonu – Kemal Ateş

Daha önce yazılarımda yer verdiğim gibi; Dünya bizim evimiz ve bizler bu evin sakinleri, aynı zamanda sahipleriyiz. Bu evin sahipleri olan insanların duygu, düşünce ve ruhları birbirine o kadar yakın ki! Farklı yerlerde ve farklı renklerde olsak dahi; En büyük derdimiz aynı dili konuşamıyor olmamız…

Yoksa hepimizin şükran, memnuniyet ve minneti aynı. Büyük bir çoğunluğumuzun kalbinde sonsuz, ucu bucağı ve nihayeti olmayan sevgi ve hoşgörü var. Hangi dine inanıyor, hangi ülkede yaşıyor, hangi dili konuşuyor olursak olalım… Aynı..

Öğleye yakın, sis dağıldığında hepimiz aynı gökyüzüne bakıyoruz… Aynı güneşi görüyoruz… Aynı yağmurda ıslanıyoruz… Aynı geceye gözlerimizi yumuyoruz… Aynı topraklarda atıyoruz adımlarımızı…

Hal böyle iken; Üzgün, ümitsiz, karamsar ve kederli bir nesil yetişiyorsa; Uyanık, akıllı, anlayışlı veya zeki olmak anlamsız. Her gün yürek parçalayan, iç tırmalayan olaylar yaşanıyor ve dur durak bilmiyorsa; Ucu bucağı görünmeyen topraklara, doğaya ve denizlere sahip olmak anlamsız. Ev, araba, para; Lafı bile edilemeyecek kadar boş.

Aslına bakacak olursak insanlar bir bütün. Farklılıkları zenginlik, zenginlikleri değer yaratıyor. Fakat farklılıkların birlikteliğinde ki uyum… İşte en önemlisi bu!

Gelecek nesillere bırakacağımız en değerli hediye uyum olabilir. Uyumluluk bir harekettir çünkü; Dinamikleri olan bir hareket…

Uyumluluk fırsat eşitliğini sağlar. Eğitim merkezlidir. Bütün bireyler öğrenir. Programlıdır ve bireysel farklılıkları zenginleştirir. Bireylerin özellikleri ve farklılıklarına göre kişiselleştirilmiş uygulamalarla hayata geçer ve gerçek bir kaynaştırma entegrasyonudur. Bu entegrasyon modeli için yaratıcılık ve zekayı birbirinden bağımsız olarak ele alır.

Tıpkı; Sanat terapisinde öğrencilerin özgür bırakılarak düşüncelerini istedikleri gibi eserlerinde anlatmaları gibi…