Karpatların Maradonası

Süper Lig’de tatil bitmek üzere ve yakın zamanda büyük mücadeleler devam edecek. Yılın belirli dönemlerinde futbola ara verilse de futbolun keyfini maçların bittiği dönemlerde de yaşamak mümkün. Çünkü futbol tutkunları için futbola dair her şey bir heyecan fırtınası yaratıyor.

Lig ve Avrupa maçları tatile girmiş olsa dahi amatör mücadeleler, transfer haberleri ve diğer spor dallarına ait mücadeleler yalnızca futbol değil spor dünyasının diğer tutkunları için de heyecan verici dakikaları artırıyor.

Benim spora ait tutkum sokak aralarında futbol oynayarak başladı. Haftanın üç gününe bir mahalle maçı sığdırır, mahalle maçlarının neredeyse tamamını da sokak aralarında oynardık. Bu nedenle futbolumu küçük yaşta çok iyi geliştirmiştim.

İlk olarak yeri Beştepe Söğütözü’nde olan Etbalık Spor Kulübü’nde oynamıştım. İlk gün sağbekte koca koca adamlara karşı gayet iyi mücadele vermiştim. İkinci gün 12 yaşında ki bu insanı koca kaleye küçük vücutla koydukları için dokuz gol yemiştim. Sonra kovdular zaten…

Daha sonra ortaokul döneminde 100. Yıl Karakusunlara taşındığımız için mahalle maçlarına ve halı saha maçlarına devam ettim. Ortaokulu Çiğdem Mahallesi’nde okuduğumdan okul turnuvalarında çok iyi işler çıkartırdım. Okulda ODTÜ Saygı Spor Kulübü’nde oynayan arkadaşlarım beni kulüpte oynamaya davet ettiler.

Hiç unutmuyorum kulüp antrenörümüz Ramazan hocamız vardı. Benim sağlığımla ilgili şanssızlıklarıma rağmen futboluma önem verir ve maçlarda oyun içinde değerlendirirdi. Ve ben çok iyi işler çıkartmıştım.

Bunun en etkili nedeni antrenmanlarımızı ODTÜ’nün doğal yaşam alanında gerçekleştiriyor olmamızdı. Toprak ve çim sahalar, orman içinde yardımcı malzemeli koşu alanları, soyunma odalarının sağlıklı koşullara uygun olması ve istediğimizde paralı yüzme havuzlarından faydalanıyor olmamız beni ve arkadaşlarımı olumlu anlamda etkilemişti.

Bu olumlu spor koşullarının geri dönüşünü iki ay sonra Ankara Keçiören’de ki Beşiktaş Spor Kulübü’nden teklif alarak almıştım. Bu nedenle kulübüm ikinci ayımda lisansımı çıkartmak istemişti. Benim “fark etmez” havasında olduğum bu transferi annem noktalamıştı. Açıklaması da gayet basitti; Sakatlanırsın…dı.

Böyle bir açıklamanın karşısında kim karşı çıkabilir ki? Bir de annem zeki kadındır… Yoksa ben denedim itiraz etmeyi. Hatta itiraz ettim de…

Fakat lisans çıkartmam konusunda gerekli olan raporu almam için tanıdık doktora randevu almış. Doktor öyle açıklamalar yapmıştı ki benim futbolu bir süre bırakmama neden oldu ve bir süre sonra hobi olarak devam ettim; Şimdi olduğu gibi…

İşte INNOVA’da çalıştığım dönemde Kiosk ve Otomasyon ekibi ile Kamu Çözümleri  ekibi arasında geçen halı saha maçımız: İzlemek için Tıklayınız…

Bu maçta geçen diyaloglar da çok ilginçti; işte o diyaloglara ait satır başları videonun alt yorumlarında: Okumak için Tıklayınız…

Bu nedenle dünya futbolunda annesi yüzünden Karpatların Maradonası olma yeteneği varken bu ve benzeri imkânlardan yoksun olan tek kişi olmadığıma eminim. Annesi zeki olan çocuklar büyüdüklerinde kadınların neler yapabileceği konusunda çok daha iyi fikir sahibi oluyorlar…

Tabii ki benim deneyimim küçüklükte gerçekleşen bu amatör futbol kariyerimin bitiş anısı ile sınırlı kalmadı. Farklı tecrübelerde edindim. Bu yüzden bazı kadınların haklarını teslim etmem gerekiyor…

Özellikle hayatımın kadını olan; Annemin…

futbol

24.01.2014 – 05:40 – Kemal Ateş