Kadınlar Özgürleşmeden Toplum Özgürleşemez

HAYAT EŞİTTİR

Bugün Karaman’da kaldığım otelde kahvaltı yapmak için restorana indiğimde Karaman Eğitim ve Bilim İşgörenleri – EĞİTİMİŞ Sendikası’nın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” toplantısı varmış; Sadece kadınların değil, eşlerinin de yoğun ilgi göstererek hanımlarının yanında olduğu bir kahvaltı ve toplantı. Ben bugünün, yani 8 Mart’ın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olduğunu ne yazık ki bilmiyordum, öğrendim.

Sendikanın Karaman il başkanı genel bir giriş ve tanıtım konuşması yaptı. Ancak Yönetim Kurulu Üyesi bir bayanın gerçekleştirdiği ikinci konuşma benim daha çok dikkatimi çekti. Hatta benim nezdimde o konuşmaya yakışan başlık ancak “Kadınlar Özgürleşmeden Toplum Özgürleşemez” olur.

Sizlerle şans eseri katıldığım fakat ülkemizde ve dünyada kadına yönelik şiddet, kadın emeği sömürüsü, kadın bedeni sömürüsü, kadın yoksulluğu, kadın işsizliği, çocuk gelinler ve okula gönderilmeyen kız çocukları, tacizciyi, tecavüzcüyü, saldırganı koruyup kollayan hukuk sistemi ve kadının özgürleşmesi konularında ciddi şekilde bilinçlendiğim bu toplantıdan edindiğim notlarımı paylaşayım:

Frauentag 1914 Heraus Mit Dem Frauenwahlrecht
Frauentag 1914 Heraus Mit Dem Frauenwahlrecht

 

–          Dünya Emekçi Kadınlar Günü: 8 Mart 1857 yılında New York’ta tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadın düşük ücretlerine, uzun çalışma saatlerine ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için greve gitti. Greve müdahale edilmesi sonucu 129 kadın işçi yanarak öldü. 1910 yılında 2. Enternasyonel Kadın Konferansı’nda, 17 Mart 1970 yılında ise Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak ilan edilmiştir.

–          Ancak aradan geçen 158 yıla rağmen günümüzde sömürü çarkları en fazla kadın emeği üzerinden dönüyor. Güvensizleştirme, kayıt dışı çalıştırma, asgari ücretlerin altında maaş, en fazla kadın emekçileri etkiliyor.

TÜİK’in verilerine baktığımızda, çalışan her yüz kadından 52’si kayıt dışı çalışmaktadır.

Kadınlar sadece emek süreçlerinde, fabrikalarda, atölyelerde, dersliklerde, tarlalarda eşitsizliğe, sömürüye, şiddete maruz kalmıyor. AYRIMCILIK VE ŞİDDET HER YERDE! Her yıl ülkemizde ve dünyada binlerce kadın öldürülüyor, tecavüze uğruyor, taciz ediliyor, öldürülüyor.

Kadınlardan en az üç çocuk isteyen siyasi iktidar, onları sosyal haklardan, iş güvencesinden ve bakım kolaylıklarından da mahrum bırakacak düzenlemeler yapıyor. Böylece kadınların hem daha kolay sömürülmesine, güvencesizleştirilmesine hem de eve kapanmasına giden yollar döşeniyor. Kadın cinayetleri katliam boyutuna ulaşmışken, devlet çıkardığı onca yasaya rağmen kadınların can güvenliğini sağlamada yetersiz kalıyor.

Her gün en az üç kadın öldürülüyor ve yasalar kadını değil aileyi korumayı öncelikli görev olarak görüyor.
Son yıllarda kadın cinayetleri yüzde 1400, cinsel taciz ve tecavüz yüzde 38, cinsel istismar yüzde 53 oranında artmıştır. 2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken, 2013’ün sadece ilk dokuz ayında bu rakam 842’ye çıkmıştır.

GERİCİLİĞİN KARANLIK MAHZENLERİ

Gerici anlayışlar kız çocuklarının okula gitmesini ziyan sayıyor. Onlar, çocuk yaşında evliliğe ya da çocuk işçiliğine zorlanıyor. Böylece, aydınlanmanın olanakları yerine bu çocuklar gericiliğin karanlık mahzenlerine itilmiş oluyorlar.

Kadınların siyasetteki yeri de istenilen düzeyde değildir. Evin mutfağı gibi siyasi partilerin mutfakları da kadın için sonuna kadar açıktır. Ancak, karar mekanizmalarında kadınlara hala yer yok. Atatürk’ün 79 yıl önce seçme ve seçilme hakkına kavuşturduğu kadınlarımız, TBMM’de yüzde 14.29, yerelde ise ancak yüzde 1.1 oranında temsil edilebiliyor. sistem, onlara bit vitrin malzemesi gibi davranmaya devam ediyor.

Bu arada hazır ben Karaman’da iken şu bilgiye yer vereyim. Dün akşam otel restoranında arkadaşlarımla birlikte akşam yemeğindeydim. CHP’nin Karaman Belediye Başkan Adayı Merih Ünverin’de il destekçileriyle birlikte yemekteydi. Kendisi masamızı ziyaret etti ve tanıştıktan sonra çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Kendisi bilgili ve donanımlı bir insan. Kendisini çok iyi yetiştirmiş. Aynı zamanda CHP’nin şuan Türkiye’de tek il başkan adayı. Ben açıkcası kadının il yönetiminde farklı ve yenilikçi neler yapabileceğini gösterebilmesi açısından Merih Hanımın seçilmesini istiyorum. Tabi ilerleyen süreçlerde Karaman Kent Konseyine yapacağım destekleri düşünmeden, samimi duygularımla söylüyorum bunu.

Merih Hanım’ın CHP’den aday seçilmesi, Fatma Hanımın AKP’den bakan çıkması ne kadar yerinde ve doğru hamleler olsa da, ne yazık ki kadınların siyasetteki yeri istenilen düzeyde değil.

Dünya Ekonomik Forumu'nun raporuna göre Türkiye, siyasi katılım, ekonomik eşitlik, eğitim ve sağlık hakkı gibi farklı alanlarda kadın-erkek eşitliği endeksine 136 ülke arasında 120'nci olmuştur. 

Yani ülkemiz, kadın erkek eşitliğinin esamisinin okunmadığı son 20 ülke arasındadır.

Barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük gibi insani değerlerin yok sayıldığı bir dünyada kadınlara yer olmadığının farkında olmak çok acı ve bu nedenle şiddetsiz ve sömürüsüz bir dünya için mücadeleyi sürdürmek gerekiyor. Çünkü;

HAYAT EŞİTTİR…

KADINLAR ÖZGÜRLEŞMEDEN TOPLUM ÖZGÜRLEŞEMEZ!

Kemal Ateş – 8.3.2014 – Karaman Grand Otel’den…