Hayat Boyu Öğrenme

Mutlaka iyi bir eğitimle başlıyor her şey…

Eğitimde de sadece okul ve üniversitede ki mesleki dersleri kastetmiyorum. Tarih, edebiyat, felsefe, ekonomi ve bilimsel konularda hiçbir dakika boş geçirmeden devamlı ve hayat boyu okumayı ve düşünmeyi tavsiye ederim.

Ben bir memur çocuğu olarak, çalıştığım firmada devam ederken, bir ay evimizin bir odasında çalışarak elektronik ticaret firması kurma fikrini tabii ki Türkiye’de ki girişimcilik ruhuna ve az da olsa girişimcilere toplumda gösterilen saygı ve desteğe borçluyum. Ne yazık ki özellikle Ankara ve İstanbul dışında ki illerde aynı yolu deneyerek başarıya ulaşabileceğimi zannetmiyorum.

Gerçi sonradan güvendiğim bir kişinin tüm kalemlerini tek tek oluşturduğum projemi 100 bin Euro’ya satması içime dert oldu ve sistemi kapattırdım ama bu deneyimin bana daha çok şey kazandırdığını zamanla fark ettim. Çünkü bu projeyi geliştirdiğimde henüz 21 yaşındaydım.

Aradan geçen 4 yıl sonra şuan, yeni projeler üzerinde çalışıyorum. Bu projeler ortalama 1500 kişiye ekmek kapısı açabilecek çapta. Henüz bugün aldığım iyi bir haber bu projeleri gerçekleştirebileceğim ve büyütebileceğim konusunda sinyaller veriyor. Başarıya götürebilecek birkaç adım atabilirsem ve bu işleri tamamlarsam ileride kendi firmamı hiçbir mali kaynak koymadan sadece yeni mühendislik buluşları üzerine kurmak istiyorum. Yeni ve farklı.

Şuan daha çok eğitimde teknoloji ve bölgesel hayvancık alanlarına yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Şimdilik bu çalışmalardan birinin genel koordinatörlüğünü üstleniyorum. Hayatımın en iyilerini henüz yaşamadım çünkü bunun için henüz erken ve şuan mevcutta hareketli olan işleri gerçekleştirmek ve büyütmek görevim.

Ancak bir farkla; bir gün önüme gelen raporlara sadece imza atmam gerekirse; erikleri bol olan bir ağacın tohumunu ben dikersen; bu yatırımlardan beklentim daha çok para kazanmak değil… “Paradan para üretmek değil, toprak olmadan yaratılamayacak güzellikler ve hizmetler üretmek istiyorum”.

Tam da bunu yapmak üzere kendimi geliştiriyorum. Anadolu’nun unutulmaya yüz tutan tarihi, kültürel ve sanatsal mirasını yeniden hayata kazandırmaya ve dünyaya tanıtmak istiyorum. Bu mirası temel alan ürünler üretip; genç sanatçıları destekleyerek onları dünyaya açmak istiyorum.

Dolayısıyla bu düşüncemi yakın ilişki halinde olduğum yatırımcılarla paylaştığımda bakış açımın servet ve para tanımını da farklılaştırdığını söylüyorlar. Haklılar da. Ama bu anlayışın temelinde şu yatıyor:

“Öncelikle, kişi mesleğinde en iyi ve doğru olmak üzere yola çıkmalı. Verdiği hizmet, yarattığı değer ailesine, topluma ve en ideali, insanlığa ‘nasıl en faydalı olur’ diye düşünmeli. Eğer ki başarılı olursa bu toplum tarafından değerlendirilir. Bu yolda kazanılacak servet de bu değerlendirmenin bir parçasıdır. Çocuklarına doğru örnekler oluşturmak, toplumda saygıdeğer olmak, diğer insanlara hizmetten doğan huzur ve mutluluk da kazanılması gereken, para ile ölçülemeyecek bir servettir.”

Muhtemelen dünyanın en tanınmış Türk bilim ve iş insanlarından biri olan HITTITE MICROWAVE CORP. kurucusu Dr. Yalçın Ayaslı Beyin yaptığı gibi…

Open_source-1600x1200

-Kemal Ateş-

16.09.2013 – 21:00