FOTO GALERİ

2012 – 2013 – 2014 – 2015 – 2016…

Paha biçilemez bir şey varsa; O şey huzurdur.
Paha biçilemez bir şey varsa; O şey huzurdur.

 

Bak İvan kardeş yarımız Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı ve politikalarını severiz, yarımız sevmeyiz. Fakat sen boğazdan geçerken öyle tehdit edercesine elindeki füzeyi bize doğrultursan en marksist çizgide Moskova sempatizanı olanlarımız dahi bir anda Kayı Boyundan geldiğini anımsar ve elindeki boruyla başka türlü İstanbul hatırası çektirir. Biz bu toprakları farmvilleden kazanmadık.
Bak İvan kardeş yarımız Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ve politikalarını severiz, yarımız sevmeyiz. Fakat sen boğazdan geçerken öyle tehdit edercesine elindeki füzeyi bize doğrultursan en marksist çizgide Moskova sempatizanı olanlarımız dahi bir anda Kayı Boyundan geldiğini anımsar ve elindeki boruyla başka türlü İstanbul hatırası çektirir. Biz bu toprakları farmvilleden kazanmadık.

 

Nihayet Aydos Ormanlarının zirvesine ulaştım. Hamur kıvamına gelen tostumu yiyerek, sıcak çayımı içeceğim.. Bu sıcakta biraz da rüzgârın tadını çıkartayım.
Nihayet Aydos Ormanlarının zirvesine ulaştım. Hamur kıvamına gelen tostumu yiyerek, sıcak çayımı içeceğim.. Bu sıcakta biraz da rüzgârın tadını çıkartayım.

 

Huzur demiştik... Yanına keyfi de ekliyoruz.
Huzur demiştik… Yanına keyfi de ekliyoruz.

 

Senin gibi esmeyelim mi Rüzgâr!
Senin gibi esmeyelim mi Rüzgâr!

 

Allah sana kötülük yapanın cezasını verirken, bazen senin görmeni istemez, insansın sonuçta egona yenilip, oh olsun dersin de, içine fitne eklenir diye. Uzakta, sen görmeden halleder. Bazen de süreci uzatır, sana unutturur, ona ise yıllar sonra toplu bir ceza verir. Kimin, neyi, ne kadar hak ettiğini sen bilemezsin. Bilme ki düşman gibi pusuda bekleme! Sen sadece iyi insan olma mücadeleni arttır.
Allah sana kötülük yapanın cezasını verirken, bazen senin görmeni istemez, insansın sonuçta egona yenilip, oh olsun dersin de, içine fitne eklenir diye. Uzakta, sen görmeden halleder. Bazen de süreci uzatır, sana unutturur, ona ise yıllar sonra toplu bir ceza verir. Kimin, neyi, ne kadar hak ettiğini sen bilemezsin. Bilme ki düşman gibi pusuda bekleme! Sen sadece iyi insan olma mücadeleni arttır.

 

Aklımızda ki insan yanımızda.
Aklımızda ki insan yanımızda.

 

Ben stajyer iken; BOTAŞ da Strateji ve İş Geliştirme Dai. Bşk. Ben INNOVA’da Teknisyen iken E-ON da Genel Müdür. Ben seyahat için istifa edip Türkiye Bilişim Dergisinde bir yandan yazı yazıp diğer yandan gezerken ENERJİSA da İş Geliştirme ve Koordinasyon İşleri Müdürü. Şimdi Ben SU’YAPI’dayım ve Cenk Abi de sanıyorum Türk Akımında. (Tekrar sorarak emin olduğumda düzenleyeceğim 🙂 Yaptığı işlerin veya çalıştığı projelerin benim için bir önemi olmadı. Cenk abiyi, Cenk abi olduğu için seviyorum. En son “20. Yüzyılın Şeytan Üçgeni: ABD, Petrol, Dolar” kitabını yazdı ve sanıyorum 3 günde bitirmiştim. Çünkü kitabın kapağında; “Sevgili Kemal Ateş’e, Ateş gibi okuma dileğiyle…” yazıyordu. Okurken sinir uçlarıma dokunan çok konu oldu; Bu nedenle tek solukta bitiriyorsunuz kitabı… Bir kitap daha bekliyorum ama vakit bulabilir mi? Emin değilim… Sonuç olarak, İyi ki var!

 

Abi & Kardeş :)
Abi & Kardeş

 

Arkadaşımız Murat'ın açtığı Hollywood Cafedeyiz. Tam bir Hollywood havası esiyor bu mekanda.
Arkadaşımız Murat’ın açtığı Hollywood Cafedeyiz. Tam bir Hollywood havası esiyor bu mekanda.

 

Hedef 2034 Toplantısı.

 

İçinden Ray Geçen Şehirler, Dışında Hayat Bulan Anılara Eşlik Ediyor... BU ÇAY BAŞKA İÇEN BİLİR

İçinden Ray Geçen Şehirler, Dışında Hayat Bulan Anılara Eşlik Ediyor… BU ÇAY BAŞKA İÇEN BİLİR

 

Önce evlilere bekarlar maç yapılır. Sonra evliler üç gün sonra üç maçlık turnuvada yenilir. Tavuk alırlar. Tavuğun suyuyla da bulgur yapılır. Bizim köy de sıradan bir gün de gerçekleşen iddia böyle olur.
Önce evlilere bekarlar maç yapılır. Sonra evliler üç gün sonra üç maçlık turnuvada yenilir. Tavuk alırlar. Tavuğun suyuyla da bulgur yapılır. Bizim köy de sıradan bir gün de gerçekleşen iddia böyle olur.

 

GALATASARAY başrolde. 1 gün herkes FenerbahçeIi oIacak ama geri kaIan 364 gün herkes GALATASARAY’Iı oIacak.
GALATASARAY başrolde. 1 gün herkes FenerbahçeIi oIacak ama geri kaIan 364 gün herkes GALATASARAY’Iı oIacak.

 

Muhsin Abi. Sağ tarafta ise merhum Abdullah Çatlının annesi var.

 

Engelsiz Bilişim Sempozyumunda son olarak söz alan ve “Fatih Projesi ve Engelliler Açısından Olası Sorunlar” konulu bir konuşma gerçekleştiren Kemal ATEŞ: “Bilgi ve teknolojinin 21. Yüzyılın dünyasında hemen her şeyi etkilediğini, değiştirdiğini, geliştirdiğini; Hızının ise baş döndürdüğünü. Modern toplumların yaşamında bilişimin etkilemediği bir alan neredeyse kalmadığını belirtirken, içinde bulunduğumuz çağı bilişim çağı olarak nitelendirmiştir. Bu çağda yaşanabilir, ekolojik bir dünya için zayıfların, yoksulların, güçsüzlerin, çocukların, yaşlıların, yetersizliği olan bireylerin (engellilerin) veya genel olarak dezavantajlı grupların yaşamlarının iyileştirilmesi ve yaşam kalitelerinin artırılması için bilişimciler, olağanüstü katkılar, buluşlar, modeller ve girişimler sunabileceklerini. İlgi ve dikkati bu grupların üzerinde daha fazla yoğunlaştırılması gerekliliğini savunmuştur. Her fikir, ürün, tasarımında engelli çocukların, bireylerin düşünülmesi gerektiğini söylemiştir. Bunu da bireyin kendi gelişimi özgünlüğü için bir yaratıcılık egzersizi olarak değerlendirmiştir.”.
Engelsiz Bilişim Sempozyumunda son olarak söz alan ve “Fatih Projesi ve Engelliler Açısından Olası Sorunlar” konulu bir konuşma gerçekleştiren Kemal ATEŞ: “Bilgi ve teknolojinin 21. Yüzyılın dünyasında hemen her şeyi etkilediğini, değiştirdiğini, geliştirdiğini; Hızının ise baş döndürdüğünü. Modern toplumların yaşamında bilişimin etkilemediği bir alan neredeyse kalmadığını belirtirken, içinde bulunduğumuz çağı bilişim çağı olarak nitelendirmiştir. Bu çağda yaşanabilir, ekolojik bir dünya için zayıfların, yoksulların, güçsüzlerin, çocukların, yaşlıların, yetersizliği olan bireylerin (engellilerin) veya genel olarak dezavantajlı grupların yaşamlarının iyileştirilmesi ve yaşam kalitelerinin artırılması için bilişimciler, olağanüstü katkılar, buluşlar, modeller ve girişimler sunabileceklerini. İlgi ve dikkati bu grupların üzerinde daha fazla yoğunlaştırılması gerekliliğini savunmuştur. Her fikir, ürün, tasarımında engelli çocukların, bireylerin düşünülmesi gerektiğini söylemiştir. Bunu da bireyin kendi gelişimi özgünlüğü için bir yaratıcılık egzersizi olarak değerlendirmiştir.”

 

... ;)
Dünyada ki sıra dışı yüzme havuzlarından bir tanesini bulmuştum. Bakalım diğerleri ne zaman nasip olacak.

 

Hayatımızda hatırlayabileceğimiz en önemli şey, sevginin yansımasıdır. Masum haliyle mimiklerimizden, gülüşümüzden, gözlerimizden eksilmeyen en güzel olay… Dünya dilinde değişmeyen tek duygu aksanı budur. Tarihin hangi döneminde yaşarsanız yaşayın. Bu dünyada acılara göğüs gerip, kimi zaman haz almamızı dahi sağlayan tek şey, sevgiye dair beslediğimiz umutlardır. Sevgiye ve sevdiklerimize… İşte benim de gülümsemeye ihtiyaç duyduğum son zamanlarda (şahane) bir sürprizle doğum günümde ve diğer tüm günlerde yanımda olan Kardeşim Cem! İyi ki varsın! Şimdiden bende çok değerli bir yere sahip olan ve öyle devam edeceğine inandığım Burçin! Seni hep olduğun yerde görmek istiyorum. Sımsıkılaşın! Ve gelelim başta ismini dahi bilmediğim fakat şu sıralar sınava hazırlandığından ve gecesini-gündüzünü (Bi’Bilseniz) ders çalışmaya adadığı için bu yazıyı dahi okuyamayacak olan Yasemin’e… Fedakârlık genelde bizim, insanlar için gökkuşağının diğer tarafında sakladığımız altınımızdır. Ve biliyoruz ki, fedakârlık bizim elimizdedir. Bunu istersek başkaları için, istersek kendimiz için kullanırız. Belki ilk defa kendine karşı adaletli davranıp, kendin için kullanman gerekiyor. Belki, Tavşanların zarar verdiği bir dünya için… yapabilirsin.

 

Bu fotoğrafıma baktıkça aklıma merhum ağabeyim, Muhsin Yazıcıoğlu gelir. O nun şiirini hep hatırlar ve hatırladıkça tebessüm ederim. Ve o şiiri hissederek kokluyorum o güzelliği... İşte o güzel ve unutulmaz şiir... Gül... Gül ki yüzünde binlerce güller açsın. Gül bahçesi gül yüzünden, sevgi topla demet demet. Sevgide güller açsın, güller sevgi dağıtsın. Sevgiyle bakıyor, gül gibi görüyorsan; Sen bahtiyarsın...
Bu fotoğrafıma baktıkça aklıma merhum ağabeyim, Muhsin Yazıcıoğlu gelir. O nun şiirini hep hatırlar ve hatırladıkça tebessüm ederim. Ve o şiiri hissederek kokluyorum o güzelliği…
İşte o güzel ve unutulmaz şiir…
Gül… Gül ki yüzünde binlerce güller açsın.
Gül bahçesi gül yüzünden, sevgi topla demet demet.
Sevgide güller açsın, güller sevgi dağıtsın.
Sevgiyle bakıyor, gül gibi görüyorsan;
Sen bahtiyarsın…

 

İş Yaşamı Öyküleri – Tavuk Suyuna Çorbayı okurken, aslında kitabın sıkıcı olduğunu fark ettiren andır. Uzandım şezlonga, yukarı doğru dalmak üzereyken dalganın sesini duyar duymaz aldım makineyi elime ve çektim O An’ı. Kitabın kapağında yazan “yüreğinizi ısıtacak” hissini, güneş sayesinde hissettim.

 

O An’ı ne siz sorun, ne de ben anlatayım. Bu ana sığdırılabilecek tek bir cümle var. O da; Özgürlük, yaşamın, hayata dair doğallığını, ruhumuza işliyor…

 

Sağ tarafta ki sandalyenin sahibi olan değerli arkadaşım, fedakarlığını boş sandalyede fotoğraflamış olsa da unutulması zor olan; Bodrum’un havası ve denizine... Uzun, yeşil ve bol ağaçlı manzarasına karşı öğle sonrası kadehini kaldırmak oldu.

Sağ tarafta ki sandalyenin sahibi olan değerli arkadaşım, fedakarlığını boş sandalyede fotoğraflamış olsa da unutulması zor olan; Bodrum’un havası ve denizine… Uzun, yeşil ve bol ağaçlı manzarasına karşı öğle sonrası kadehini kaldırmak oldu.

 

O An benim için hüzünlü, arkada ve denizde izleyen insanlar için eğlenceliydi. Ne kadar kendime geldiğim an itibariyle olaya gülümsemiş olsam da, eğlenceyi haliyle simgeleyen tek kişi bendim sanırım.
O An benim için hüzünlü, arkada ve denizde izleyen insanlar için eğlenceliydi. Ne kadar kendime geldiğim an itibariyle olaya gülümsemiş olsam da, eğlenceyi haliyle simgeleyen tek kişi bendim sanırım.

 

Yapraklar ve Göl; O An’ın en güzel iki varlığıydı gözlerimde. Hafif bastırmakta olan yağmur havası ve karşıda ki ağaçlar... Şehre yüzlerce kilometre uzaklıkta, ormanın tam ortasında... Sabah kuş sesleri ile uyanmanın keyfini yaşıyor, geldiğim bisikletle gezerek doğanın, güneşin ve yağmurun tadını çıkartıyordum.
Yapraklar ve Göl; O An’ın en güzel iki varlığıydı gözlerimde. Hafif bastırmakta olan yağmur havası ve karşıda ki ağaçlar… Şehre yüzlerce kilometre uzaklıkta, ormanın tam ortasında… Sabah kuş sesleri ile uyanmanın keyfini yaşıyor, geldiğim bisikletle gezerek doğanın, güneşin ve yağmurun tadını çıkartıyordum.

 

Hasan Dayımın Babalar Günü Partisi KKTC GAZİMAĞUSA 16.06.2013

 

Türkiye'nin En Kuzey Noktasındayız SİNOP İNCEBURUN 15.04.2012
Türkiye’nin En Kuzey Noktasındayız
SİNOP İNCEBURUN
15.04.2012

 

Hasmınızın zihni bulanabilir. Şöyle ki...
Hasmınızın zihni bulanabilir. Şöyle ki… Varsa bi’durum, yaparız açık oturum!

 

490 :) - 200...
490 🙂 – 200…

Hayaller, Onları düşleyenler kadar gerçektir…