Demir Atma Heyecanı

‘Eski’ olmaktan sıkıldığımızı hissettiğimiz o döneme karşılık ‘yeni’ olmanın daha önce hiç bu kadar gözde olmadığı günümüzde ‘en iyi’ olmak neden bu kadar önemli? 1 inceleyelim!

 

 

 

Başlamadan önce…

            iPhone 5in, birinci elden kullandığım ilk telefonum olduğunu

                                                                                                                    Unutmayın…

Önümüzde ki 12 ay boyunca bizleri nelerin karşılayacağını ve beklentilerimizin ne oranda değişeceğini kestirmemiz oldukça zor. Modern tüketim yöntemlerinin gelişmesi aşamasında unutulmaz etki yaratan zaman baskısı, sıradan yaşam tarzımızı, anlayışımızı değiştirebiliyor ve sınırlarımızı her geçen gün yeniden çizmek zorunda kalıyoruz.

Bize de sınırları yeniden çizilmiş girişimler, yeni ürünler (veya yenilenen eski ürünler) sunuluyor. Sonrasında ürün, öykü ve statülerden etkilenerek bu sınırları aşıyoruz. Bilgi, heyecan ve ilgiye acımasızca hız kazandırıp, şiddetlendiren sanal dünyanin etkisiyle de  [tüketiciler biraz şundan, biraz bundan, mümkün olduğunca çok sayıda ve farklı türde yeni deneyimler toplamak istiyor.]1

Bu açıdan baktığımızda insanları “eski” olmaktan alıkoyan ve “yeni” olmaya tetikleyen, bunu cazip kılan neden; Modern hayatın gelişmesinin ve ilerlemesinin bir sonucu olarak zenginliklerin artması ve çeşitliliğin farklı yaşam stilleri arayışında olan insanlar için alternatif tercih haline gelmesi olmuştur. Seçme özgürlüğünü kullanan bireyleri, çok yönlü potansiyel bir sınıf haline getiren ve artık bu şekilde gören üreticiler, farkında olmadan topluma ve çevreye pahalı marka, kıyafet, telefon, bilgisayar vb. ürünler ile; Onların çevrede daha etkin oldukları fikrine yol açan ve zamanla marka bağımlılığına sebep olan psikolojik etkiyi yaratmışlardır. Bu etki neticesinde tüketiciler ise zamanla “daha iyi”  olmak yerine “en iyi” olma arzusu içine girmişlerdir.

Hâl böyle olunca insanların tüketim arzusu; Dağcıların ne kadar yükseğe tırmanırsak, o kadar çok aşarız… Veya dalgıçların ne kadar derine dalarsak, o kadar şey keşfederiz etkisi yarattı. Hatta bu gidişle demir atma heyecanını yaşayacak kişiler yakın zamanda ve yalnızca karayı gören deniz kaptanlarından ibaret olacak gibi duruyor.

25.01.2013, Ankara, Turkiye, Kemal ATEŞ