ÇİZGİ

Sınırları belirleyen, üzerine basılmaması gereken, geride bırakılan, aşılması gereken, üzeri çizilen, kelimelerin üzerine ya da altına çekilen, ince, kalın, düz, yamuk çizgiler için…

Keyiflenmek, hüzünlenmek, efkarlanmak ve heyecanlanmak için…

Tüm bu duygular için bir dolu tını belki.

İşte, müziğin her şeyi mümkün kıldığı an önünde kocaman bir deniz beliriverir. Aşmak gereği duymazsın koca denizleri, okyanusları… Duygular sürükler seni dünyanın diğer ucunda ki insanın yanına.

Yanıbaşındasındır!

Sadece bir müzik tüm dünyayı dolaşır. Farklı renklerde, farklı bedenlerde aynı duyguları yaşatır. Aynı duygularla kaleme, kağıda, telefona sarılır; aynı yaşlara bularız kuru bedenlerimizi.

Önce dalgalanır, sonra duruluruz!

E söz konusu müzik olunca yazıya da değinmeden edemiyor insan

Yazı mı arındırır kirlerimizi, yoksa müzik mi! Turgut’un dediği gibi ”eririz tükeniriz, toplanır yaratırız. bu bize aşktır. biz belki de en uzun yaşamalı bir su’yuz”.

Cebeli Tarık’ta ki “tatlı su ile tuzlu su arasında olduğu gibi;   Bir çizgi’yiz.”

Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun!

İşte!

Ilk çizgimiz…

 

Siyah ile Beyaz arasında ki çizgi.
Siyah ile Beyaz arasında ki çizgi.

 

Soğuk bir Dünya ile Ateş arasında ki çizgi
Soğuk 1 Dünya ile Ateş arasında ki çizgi

 

Not: Bu yazı birkaç günde bir güncellenecektir.