Az İnsanla Çok Keyif

Baharın kendini en güzel gösterdiği haftaları ve mekânları geride bırakıyoruz. Baharla ilişkilendirdiğimiz semtlerin ağaçları dahi yaprak dökmeye başladı yavaş yavaş. Kafelerin kaldırıma yayılmış masalarının etrafı şeffaf plastiklerle örtüldü, ara sokak mekânlarında üst klimalar yanmaya başladı.  Masalar arası sohbetin yaygın olduğu yerlerin o tatlı müşterileri, ellerini bacaklarının arasında ısıtmaya başlamışlar bile…

Biz de; Bizleri üşüten bu soğuk havanın sıcak insanları olarak keyif almaktayız bu durumdan.

Bir bara, pub’a, kafeye gitme kültürünün içimizden doğan bir kültür olmayışı sorun değil. Hatta bunun beklenmedik bir artısı olmuş olabilir; Az insanla çok keyifli vakit geçirmemiz bu yüzden diyebilirim.

Havaların ve genel anlamda mevsimlerin değişmesiyle beraber yaşamlarımızda oluşan bu yerleşik kültür zaman zaman değişebiliyor. Hareketlerin göz doldurduğu kafeler, sonra giderek kalabalıklaşan ve o kalabalıktan rahatsız olunduktan sonra ki tercihlerimiz… Değiştirebiliyor yerleşik kültürümüzü.

Biz Türkler, yapı olarak hep yeniliğin peşinden koşmak istiyoruz. Bu, tarihten bu yana gelen bir alışkanlığımız. Ama mekânlar, bizler gibi değiller. O güzel yerler eskitme tasarımları uygulayarak değil de; Eski varlıklarını koruyabildikleri kadar değerliler.

Mesela geçenlerde İstanbul’un ara sokaklarında geziyorum. 20, 30, 40 sene aynı yerde, aynı mahallede yaşayan yerler gördüm. Adamın çocuğunun çocuğu gidiyor. Düşünsenize orada yaşayan bir aileyi… Yaşadıkları hayatta, rengârenk anlara tanıklık etmiş oldukları cümleleri olacak. İnsanın oturduğu yerde yanından kalkmak istemeyeceği sohbet dolu bir mekân…

Yani her isteyenin rahat gireceği ama çıkamayacağı yerler…

Bizde bu kültür önceden yoktu, şimdi var olmaya çalışıyor ve var olmalı. Bunu başarmalıyız. Var olduğu sürece ben şahsen gelecekte ki çocuğuma bu kültürü taşımak istiyorum. Ve umarım başarılı oluruz. Düşünsenize; 5 dakikalık bir an için binlerce saatlik bir kültür. Sonra da yüzlerce saat orada oturup vakit geçirmek, düşünmek, dostlarla sohbet etmek… İnsan olarak işimiz bu. Hepimizin öyle.

Tabi bu konunun bir de detayları var ama ona ayaküstü girilmez. Zaten tütünsüz kahve de içilmez!

Hele bu konunun bir de Ankara ayağı var ki… Çıkamayız! O konuya bilahare gireriz.

Selam ve Sevgiler

Kemal Ateş