Leyla’nın Mecnun’u Akıllı Adam

‘Mecnun, aklını var gücüyle Leyla’ya kapattığı için, Leyla’nın dışında hiçbir şeye görüntü, ses, işaret vermediği için herkes onu (dışarıdan bakanlar) deli zannediyor fakat o dünyanın en akıllı adamı.

Çünkü bir sevgili ediniyor, o sevgilinin yolunda yürüyor, kendinden vazgeçiyor; Aklından vazgeçiyor…

Çünkü aşk; Akıldan vazgeçmektir’ demişti İskender Pala…

Haklı da… Aklınız hala size şunu şöyle yap, bunu böyle yap diyor ise, aşk da daha ilerleyeceğiniz çok mesafe var demektir.

Sevgiyle aşk arasında ki sınırı da şöyle ölçmekte fayda var:

Yarın birisiyle buluşacaksın. Onu seviyorsun, sevdiğini düşünüyorsun, heyecanlanıyorsun ve şöyle kuruyorsun akşamdan: Yarın onun yanına gidince şöyle şöyle yapayım, şunları şunları söylerim, bunu böyle yaparım falan…

Bunları yapabiliyorsan onu seviyorsun demektir.

Ama aşk nedir?

Aşk, yarın onun yanına gidince şöyle şöyle yapayım, şunları şunları söylerim dediğin halde yanına gidince bütün yapacaklarını, bütün söyleyeceklerini unutuyorsan bu aşktır.

Yani sevginin bir üst katmanıdır, çoğalan kısmıdır.

 

Yüreğimin Ta İçinden

Yüreğimin ta içinden gülümsemeyi severim. Gülümserken aklımdan bin bir türlü şey geçer.

Bir de tebessüm etmek var mesela o gülümsemek değildir. Tebessüm etmektir. Gözlerinden belirsiz bir bakış süzülürken içinden onlarca şey geçer. Kestirmek zordur o anı. Dalıp gidebilirsin bir süre. Ya da biri çekip çıkarabilir seni. Nedense hiç olmadık zamana denk gelir bu dalıp gitmeler. Biz de öyle değil miyiz zaten. Hiç olmadık zamanlarda değil miyiz? Olmadık zamanların insanları!

Birinin çekip çıkarması iyidir AMA 

10689762_4750695460652_1606093901252365648_n

Belli şartlarımız var tabi 😉

belli şartlar