Yeni Düşünceler Kotası

Bu dünya insan aklının kusursuz işlediği bir alan; yeni düşünceler kotası.

İlk olarak Ağustos 2013’de Fatih Projesi’nin 14 ili 2843 okuluna teklif sunarak başladığım yeni işime şimdi IPARD çiftlikleri ve erişilebilirlik sistemlerini ekledik. Paralel olarak Hedefe Tek Atış ile gidebilen ve attıkları adımda sesini iyi duyurabilen birkaç yeni buluşa da destek olmaya başladık.

Buluşları bir şenlik havasında yarıştırarak bu konulara ilgi duyan insanların ve yatırımcıların bir araya gelebilecekleri bir ortam hazırlamak da mümkün olabilirdi. Fakat bu ilgi ve yoğunluk isteyen bir süreç olacaktı. Bu nedenle biz “Hedefe Tek Atış” ile ulaşabilecek birkaç iş fikrine sıcak bakmayı doğru bulduk. Bu yatırımların da kendi sektöründe ülkeyi bir adım ileriye taşıyacak potansiyele sahip olmalarına özen gösterdik.

Tabi bizim programımızın dışında olağan (spontane) gelişen durumlarda oluyor. Bazıları ölçülebilir olmamakla birlikte sırt dönülecek vaziyette de değil. İpin bir ucundan tutup destek olmaya çalışıyoruz. Bu durum zamanı yavaşlatan ekonomik nedenleri net olarak görmemizi sağlıyor. Bu yüzden artık kendiliğinden gelişen iş veya olaylara yönelik yeni önlemler almaya ve uygulamaya başladık.

Örneğin ülkemizde veya yurt dışında insanlara ya da özel ve resmi kurumlara ulaştırmak istediğiniz teknik/sosyal bir ürün/potansiyel yelpaze var. Biz elimizin altında ki çeşitli pazarları ve bağlantıları kullanarak adım adım koordinasyon sağlıyoruz. Eğer olaya sıcak bakarsak detaylı bir araştırma ve değerlendirme sonrasında doğrudan net yatırımı biz sunuyoruz.

Bunun dışında parasının büyük kısmını internet ortamında üreten fakat internet ortamı dışında da geçerli bir pazarı olan ürünlerimiz var. Eğer kimler tarafından ve nasıl üretiliyor diye soracak olursanız buna verilecek en basit cevap; ilgili bakanlık tarafından düzenli olarak denetlenen üretim hanelerimizi işaret ederim.

Fakat şahsi olarak ben daha çok elektronik ticaret pazarına sıcak bakıyorum. Hatta bu olayı bir adım ileriye taşıyarak henüz hiç kimsenin tam anlamıyla hazır olmadığı; üretiminden dağılımına ve kur değerine kadar hemen hemen her şeyinden devlet ve bankalar yerine internetteki bazı borsa ve kullanıcıların sorumlu olduğu sanal para birimine geçilmesini istiyorum. Bu bahsettiğim olay sanal dünyanın gerçek para birimi olan ‘Bitcoin’den ibaret.

İlke olarak bu para birimi ister fiziksel ortamda ister internet ortamında, her yerde (restoranlar, kafeler, özel doktorlar, kuaförler, oteller, sanal para borsaları vb.) kullanılabiliyor. Listeyi uzatabiliriz… Çünkü daha şimdiden çoğumuzun haberi olmayan Bitcoin’in başkenti olarak adlandırılan Berlin’de (Almanya), aralarında kuaförlerin, baların ve özel doktorların da bulunduğu en az 30-40 ticari işletmenin, silikon Vadisi’ndeki bazı emlakçıların, Londra ve Toronto’daki bazı işletmelerin ve İsrail’deki avukatlık bürolarının geçerli para birimi olarak kabul edip kullanmaya başladığı biliniyor.

Biraz daha gerçekçilik derseniz ABD ve Almanya hükümetleri başta olmak üzere ekonomileri gelişmiş birçok hükümet, Bitcoin gibi internet ortamında sanal paralarla kara para aklanması ve yasadışı ticari etkinliklerde bulunulması konusunda hayli hassas olmaya başladı. Son olarak, internetteki başka bir sanal para birimi olan Liberty Reserve bu kurallara uymamanın cezasın kapatılarak ödedi. Hatta Facebook’un patronu Mark Zuckerberg ile giriştikleri hukuksal mücadele ile tanınan Winklevoss kardeşler Bitcoin yatırımcısı olarak geri dönüyorlar. Haliyle böylesine yoğun kullanılmaya başlanan bu para birimi hükümetlerin ve en başta CIA olmak üzere birçok istihbarat örgütünün canını sıkıyor.

Sonuç olarak sanal dünyada veya gerçek dünyada iyi ve faydalı işlerin gerçekleşmesine vesile olacaksanız sıfır hata için doğru yöntemlerle ilerlemelisiniz. İlk olarak fizibilite de entegrasyonel olmalısınız. Her türlü ihtimaliyeti değerlendirmelisiniz. Daha önemlisi bir sistem üzerine kurmalısınız. Böylece inşa ettiğiniz programlar kriptolojide dahi en zayıf halka olarak kabul gören insan faktörü yüzünden dumura uğramaz, başarıya kavuşur.

yenidusunce

Kemal Ateş

25.11.2013 – 11:00

Entegre Süt Tesisleri

Kırsal Kalkınma Programları, Süt ve Süt Ürünleri

Geçtiğimiz yıllarda Avrupa birliği tarafından aday ve potansiyel aday ülkelere destek olmak amacıyla oluşturulan IPARD, Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın Kırsal Kalkınma bileşeni olarak kuruldu.

Kırsal Kalkınma Programı; Türkiye’nin katılım öncesi dönemde ki öncelikleri ve ihtiyaçları dikkate alarak sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için kapasite oluşturmayı hedeflemekte, işletmeleri Topluluk standartlarına yükseltmeyi amaçlamaktadır.

Programın 1. Uygulama Fazı 20 ilde gerçekleşecek. Biz ise Tarımsal İşletmelerin Yeniden Yapılandırılması ve Topluluk Standartlarına Ulaştırılmasına Yönelik yatırımlarımızı ilk olarak Ankara’da 250 başlık, Karaman ve Çankırı’da 100 başlık çiftlikler için kullanmaya başladık. Şuan üç bölgede de şantiyelerimizi kurduk ve çalıştırıyoruz.

Yatırım hedeflerimizi netleştirdikten hemen sonra tedbir olarak; Gıda işleme sektörünün sürdürülebilir uyumuna katkıda bulunulması, yeni teknolojiler, yenilikler sunarak ve Topluluk standartlarına uyumuna önem vererek tarımsal ürünler için yeni pazar fırsatları yaratıp, iç pazarda daha kolay rekabet etmelerini sağlamaya çalışıyoruz.

Böylece gıda işleme sanayisine destek olan bu çabamız bölgesel kırsal gelişme eşitsizliklerinin düzelmesine katkıda bulunurken bir yandan da daha az gelişmiş bölgelerde istihdam fırsatlarının doğmasına neden oluyor.

Dolayısıyla süt ve süt üreten tarımsal işletmelerde yeni teknolojiler kullanarak performans ve rekabet güçlerini artırmayı düşünüyoruz. Haliyle perakende düzeyindeki yatırımlarımızın bir sonraki programı ise “Entegre Süt Toplama ve İşleme Ağının Kurulması” olacaktır.

kırsal kalkınma

11.11.2013 – 14:40

Kemal Ateş – Kırsal Kalkınma Programları, Süt ve Süt Ürünleri